Petrol fiyatları OPEC+ artışı ve talep endişeleriyle düşüşte
Investing.com – Küresel petrol fiyatları bugün Asya seansında, arz fazlasının büyüyebileceği endişeleriyle hafif geriledi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve ortaklarının (OPEC+) üretim artışı kararını uygulamaya koyması, zayıf talep görünümüne rağmen piyasada baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu gelişmeler, ABD’nin Rus petrolüne yönelik olası ticaret kısıtlamalarının etkisini dengeleyerek fiyatları aşağı çekti.
Sabah saatlerinde Brent tipi ham petrol vadeli kontratları varil başına 11 sent veya %0,16 düşüşle 68,65 dolara, ABD tipi West Texas Intermediate (WTI) ham petrol fiyatları ise 12 sent veya %0,18 değer kaybederek 66,17 dolara geriledi. Her iki kontrat da üst üste dördüncü gününde düşüş yaşadı ve önceki seansta %1’in üzerinde düşüşle son bir haftanın en düşük seviyelerine geriledi.

Fazla arz endişesi piyasaları baskılıyor
Phillip Nova Kıdemli Piyasa Analisti Priyanka Sachdeva, fazladan gelen OPEC+ kapasitesinin, Rus varil arzında yaşanabilecek aksamaların etkisini hafiflettiğini belirtti. Bu da fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı azaltıyor. OPEC+ grubu, hafta sonu yaptığı toplantıda Eylül ayı için petrol üretimini günlük 547.000 varil artırma kararı aldı. Bu karar, grubun yaklaşık 2,5 milyon varil/günlük üretim kesintisinin önemli bir kısmını erkenden tersine çevirdiğini gösteriyor.
Ancak analistler, üretim artışı kararına rağmen piyasaya dönecek gerçek petrol miktarının bu seviyenin altında kalacağını belirtiyor. Bunun yanı sıra, arzın artacağı ortamda talep cephesinde sorunlar büyüyor. Yılın ikinci yarısında ekonomik büyümede yavaşlama beklenmesi, petrol talebine yönelik beklentileri olumsuz etkiliyor.
Ekonomik endişeler talep görünümünü bulandırıyor
JPMorgan (JPM) analistleri, ABD’de istihdam talebinin duraksadığını belirterek resesyon riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bu durum, enerji talebine ilişkin görünümü de olumsuz etkiliyor. Ayrıca Çin yönetiminin Temmuz ayındaki Politbüro toplantısında yeni teşvik politikalarına gitmeyeceğini açıklaması da ekonomik büyümenin daha sınırlı olacağına işaret ediyor. Çin’in politikasındaki bu yapısal dönüşüm, ikinci büyük ekonomi olarak küresel talep üzerinde etkili olabilir.
Söz konusu olumsuz beklentiler, önceki dönemde arz endişeleriyle destek bulan petrol fiyatlarını baskı altına alıyor. Piyasalarda oluşan kırılgan yapı, risk iştahının da sınırlanmasına neden oluyor. Piyasalar, ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik yeni tarifelere dair gelişmeleri izlemeye devam ederken, bu tür korumacı önlemlerin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesi petrol talebi üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Trump’tan Hindistan’a tarife tehdidi: Ticaret gerilimi derinleşiyor
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan’ın Rusya’dan yüksek hacimlerde petrol alımı nedeniyle bu ülkeye yönelik gümrük tarifelerini artıracağını duyurdu. Trump, Hindistan’ın bu petrolü tekrar açık pazarda satarak kâr elde ettiğini ve bu durumun Ukrayna’daki savaşın sonuçlarını görmezden geldiğini ifade ederek, yeni tarifelerin devreye alınacağını bildirdi. Ancak, söz konusu tarifelerin oranları ya da kapsamı hakkında detay vermedi.
Hindistan hükümeti ise bu açıklamalara “haksız” nitelemesi yaparak tepki gösterdi ve ülkenin ekonomik çıkarlarını savunacağını açıkladı. Bu açıklamalar, iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinde tansiyonun daha fazla artabileceği mesajını verdi. Verilere göre Hindistan, bu yılın ilk yarısında Rusya’dan günlük ortalama 1,75 milyon varil deniz yoluyla taşınan petrol ithal etti ve bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %1’lik bir artış gösterdi.
OPEC+ kararına eleştiri: Arz fazlası balon tehlikesi
Capital Economics Kıdemli İklim ve Emtia Ekonomisti Kieran Tompkins, OPEC+ grubunun üretim artışlarında fazla aceleci davrandığını savundu. Piyasalara gönderilen araştırma bülteninde, grubun gönüllü üretim kesintilerini kaldırmadan önce bir duraksama yapması gerektiği ifade edildi. Aksi takdirde, küresel petrol piyasasında arz fazlasının “balon” gibi şişebileceği uyarısında bulunuldu.
Tompkins, Capital Economics’in temel senaryosunun OPEC+’nın üretimi artırmaya ancak 2026’nın ikinci çeyreğinde yeniden başlayacağı yönünde olduğunu belirtti. OPEC+ grubunun son dönemde daha agresif bir üretim stratejisi benimsediğini dile getiren ekonomist, geçen hafta alınan hızlı üretim artış kararının şaşırtıcı olmadığını da sözlerine ekledi. Bu gelişmelerin de Brent ham petrol fiyatlarının bu yıl ve önümüzdeki yıl düşmeye devam etmesiyle uyumlu olduğu değerlendirmesinde bulunuldu.




